SİYASET YAPMAK!

İstanbul doğumlu, Yunan asıllı, 1940’lı yıllardan bu yana Fransa’nın en önemli entelektüel figürlerinden olan Cornelius Castoriadis, takip edebildiğim kadarıyla daha henüz Türkçeye çevrilmemiş olan ‘Democracy as Procedure and Democracy as Regime / Usul Olarak Demokrasi – Rejim Olarak Demokrasi’ isimli kitabında, siyasete farklı bir tanım getirir ve şöyle yazar; ‘Siyaset, kurumları ve – açık ve net bir biçimde sürdürülen kolektif faaliyete bağlı toplumsal kurumların olabildiğince kendi kendini kurduğu bir rejim olarak – demokrasiyi yenileyip onarmayla ilgili açık ve net faaliyettir. Bu kendi kendini kurma işi, durmayan bir harekettir ve “mükemmel bir toplumu” değil, mümkün olduğunca özgür ve adil bir toplumu gerçekleştirmeyi hedefler. Bu, benim özerk toplum projesi adını verdiğim ve başarılı olmak için demokratik bir toplum kurmak zorunda olan bir harekettir.

Demos halk, demokrasi de halkın yönetimi anlamına gelmekle, özünde kendi kendini kurma işi ve özerk bir toplum projesi olan demokratik bir toplumu oluşturacak hareketin öznesi de halktır, yurttaştır, insandır. Yani insan, tam da Aristoteles’in tanımladığı gibi ‘siyasi hayvan’dır. Bu tanımdaki siyasi sözcüğünü ortadan kaldırdığımızda geriye sadece hayvan kalır.

Hayvan olmadığımız için, insan olduğumuz için, insanlarla birlikte toplum halinde yaşamak ihtiyacı içerisinde olduğumuz için siyasete ihtiyacımız vardır. Çağdaş Fransız felsefeci Andre Comte-Sponville’in ‘Felsefeyi Takdimimdir‘ isimli kitabında işaret ettiği gibi; ‘Meydanı ırkçılara, faşistlere, darbecilere, demagoglara bırakmamak; kendilerini bir başına bizim adımıza karar almakla yetkili gören siyasetçilere/bürokratlara bu olanağı vermemek; kendilerine benzeyen bir toplumu bize kabul ettirmeye çalışan siyasetçilere/teknokratlara veya kariyer meraklılarına izin vermemek; bizi kendi anlayışlarına göre şekillendirmeye çalışan toplum mühendislerine bu fırsatı tanımamak için ve en sonunda yolunda gitmeyen şeylerden şikayet etmek hakkımızı yitirmemek için siyasete ihtiyacımız vardır. Zenginliğe olduğu kadar, adalete, özgürlüğe, güvenliğe, barışa, kardeşliğe, projelere, ideallere de ihtiyacımız vardır. Bunun için siyasetle ilgilenmek zorundayız. Bizler ne aziziz, ne de yalnızca tüketiciyiz. Yurttaşız, yurttaş kalabilmek için siyasete ihtiyacımız var. Tarih ne alın yazısıdır, ne de yalnızca bizi oluşturan bir şeydir. Tarih, hep birlikte yaptığımız bir şeydir ve bu da siyasetin ta kendisidir.

Atinalı devlet adamı Perikles ‘Yönetimle/siyasetle ilgileniniz’ diyor ve şöyle devam ediyor; ‘Bir politikayı ancak birkaç kişi ortaya koyabilir, ama hepimiz ona yargılayacak yetenekteyiz.’ O yetenekteyiz, zira yurttaşız. Yurttaş olduğumuz için bu hakka, yani siyasetle ilgilenme hakkına sahibiz.

Perikles sadece bunları söylemiyor, ünlü ‘Cenaze Söylevi’nde hem bize, hem de bizi yönetme mevkiinde olanlara şunları öğütlüyor; ‘İdare şeklimizin adı demokratiadır. Bu ad ona bir kaç kişiye değil, bütün yurttaşlara dayandığı için verilmiştir. Yasalarımız kişisel işlerde herkese aynı hakkı veriyor; devlet işlerinde herkesin alabileceği yer şu veya bu soydan oluşuna değil, gösterdiği yüksek yetenekle kazandığı üne göredir. Yurda iyiliği dokunabilecek bir yurttaşın şerefli bir yer kazanmasına da fakirliği, alçak bir sınıftan oluşu engel değildir. Devlet işlerinde çok serbest düşünüyoruz. Bu serbest düşünüşü günlük uğraşlarımızda da gösteriyor, birbirimizi tenkit için gözetlemiyoruz. Birisi bir kere gönlünün dilediği gibi işlemişse ona kızmadığımız gibi başkalarını cezalandırmayan, fakat can sıkan somurtkan bir yüz de takınmıyoruz. Özel yaşayışımızda hepimiz dilediğimizi işlediğimiz halde bütün yurttaşları ilgilendiren işlerde kötü bir şey yapmak korkusuyla çok sıkı davranıyor, baştakilerin, yasaların, bilhassa haksızlığa uğrayanları korumak için konulmuş olan, yazılı olmadıkları halde onları ayakları altına alanlara herkesin pek doğru ve yerinde bulduğu kötü bir ad kazandıran yasaların buyruklarından dışarı çıkmaktan çok çekiniyoruz…

Tarih ders almak için vardır. ‘Siyaseti sadece kendi tekellerinde görenlere‘ arz olunur.
V.Ahsen Coşar

Yorum Yaz