BİLGİNİN SERÜVENİ – BİLGİ, BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN ANKARA BAROSU’NDA VE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDE UYGULAMAYA KONULMASI –
Geride bıraktığımız yüz yılın en önemli analitik futuristlerinden ve yönetim bilgelerinden olan Peter F.Drucker’in, “Kapitalist Otesi Toplum” isimli özgün eserindeki anlatımına göre bilgi; arkasında yazılı hiçbir şey bırakmamasına rağmen 2500 yıldan daha fazla bir zamandan bu yana insanlığı etkileyen ve aydınlatan Sokrates’e göre, “kendini bilmek”, yani kişinin entelektüel ve ahlaki yönden büyümesidir.
Sokrates’in en büyük rakibi Protagoras’a göre bilgi, “mantık, dilbilgisi, konuşma sanatı”, yani “kişinin rakibini sözle yenmesidir.”
Tao ve Zen felsefesine göre bilgi, “aydınlığa, bilgeliğe, hikmete giden yol”, yani “kişinin kendini kendisini bilmesidir.”
Doğulu bilge Konfüçyüs’e göre bilgi, “neyi, nerede, ne zaman ve nasıl söyleyeceğini bilmek”, yani “rakibini sözle mat etmektir.”
Batı ve Doğu felsefesindeki bu anlaşılma, algılanma ve tanımlanma biçimlerine göre bilgi, Drucker’in de vurgu yaptığı üzere “yapma, yapabilme yeteneği, işe yararlılık” olmadığı gibi “yapmaya, aletlere, süreçlere, ürünlere” uygulanan bir şey de değildir.
Bütün bu bilgelerin yaklaşımına ve anlayışına göre bilgi, sadece “var olmaya” uygulanan bir şeydir.
Yunanlıların “techne” dedikleri şey olan beceriyle, işe yararlılıkla, zanaatla/sanatla, “organize, sistematik, amaçlı bilgi” anlamına gelen “loji” sözcüklerinin birleşmesinden oluşan “teknoloji”, gerçekte bilginin, aletlere, süreçlere, ürünlere uygulanması sonucu doğmuştur. Sanayi Devrimi dediğimiz şey de bu sürecin sonunda gerçekleşmiştir.
Eski Yunan’da “sanatlar üzerine konuşma” anlamına gelen “teknoloji” günümüzde, “bilimin, pratik yaşam gereksinimlerini karşılaması ya da insanın, çevresini denetleme, biçimlendirme, değiştirme çabalarına yönelik uygulamaları ve yine bilimsel araştırmalardan elde edilen somut ve yararlı sonuçlar ile bunlara ilişkin araç, yöntem ve süreçlerin bütünü” olarak tanımlanmaktadır.
Sanayi Devrimi ile birlikte üretim yoğunlaşmasını, yani fabrikayı, ardından bugün hepimizin bildiği, çoğumuzun kullandığı büyük buluşları/icatları yaratan teknolojiyi sürükleyen şey, Drucker’in evrimini anlattığı bilginin anlamındaki ve işlevindeki temel değişikliktir.
Bu temel değişikliğe bağlı olarak üretimin ve servet yaratmanın önemli bir öğesi haline dönüşen ve hatta klasik Marksist ve Keynesçi iktisatçıların görüşlerinin aksine, sermaye aracı haline gelen ve Sanayi Devrimini yaratan bilginin, Frederick Winslow Taylor tarafından işe uygulanılmaya başlanılmasıyla birlikte “Produktivite/Verimlilik Devrimi” doğmuştur.
Bilginin işlevi ve dinamiğindeki üçüncü değişim olan bilginin bilgiye uygulanması ise, jenerik bir işlev olan “Yönetim Devrimini” yaratmıştır.
Onun için eskiden bu yana hemen her kuruluşta var olan ve uygulanan yönetim, Drucker’in nitelendirmesiyle artık bilgi toplumunun jenerik organıdır ve günümüzde yöneticiler, sadece yönetmekten değil, bilginin uygulanmasından ve performansından da sorumludur.
Bugün bizim “bilgi-işlem” dediğimiz şey, aslında bilginin bilgiye uygulanması olan, diğer bir deyişle bilginin dönüşümü için kullanılan yöntemleri ve bu dönüşümleri gerçekleştirmek için kullanılan mekanizmaları inceleyen disiplinin adıdır.
Bilginin işlenmesinde ve iletilmesinde, giderek artmakla birlikte işitmeye dayalı basit seslerden daha çok, fonemleri, sembolleri, bu bağlamda bilgiyi temsil etmek üzere ondalık sayıları, alfabetik harfleri, kimi noktalama işaretlerini ve matematiksel sembolleri kullanan, bu yolla yeni bilgi ağları yaratan, kavramları birbirine bağlayan, yeni diller, yeni kuramlar, yazılımlar, imgeler, simgeler geliştiren, geçmişte olduğundan çok daha fazla bilgiyi biriktirme ve depolama olanağı sağlayan, bunları enformasyon haline getirebilmek için verileri birbirleriyle değişik biçimlerde ilişkilendiren, bunlara içerik ve işlerlik kazandıran ve bu suretle enformasyon kitlelerini daha geniş modeller halinde birleştiren “bilgi-işlem” mekanizması ve bu mekanizmanın geliştirdiği teknikler, bugün artık hemen her türlü bilim alanında, yönetimde, sanayide, ticarette, sanat ve fikir yaşamında çok daha yaygın bicimde kullanılmaktadır.
Marks, devrimin zamanını tanımlarken şöyle diyordu: “Devrim, toplumsal üretim ilişkileri (yani mülkiyet ve denetim tarzı), üretim araçlarının (yani teknolojinin) gelişmesini engellediği zaman olur.”
Bu bağlamda Sanayi Devrimi, feodal toplum yapısı ile bu toplum yapısının ilişkilerinin sanayinin gelişmesini engellediği için olmuştur.
Sovyet toplumu, yapısını ve ilişkilerini, bilgiye, iletişim ve bilgisayar teknolojisine ve özellikle enformasyona dayalı yeni zenginlik yaratma sistemine dönüştüremediği, yani Marks’ı iyi anlayıp yorumlayamadığı için çökmüştür.
Sovyet yöneticileri içinde bunu ilk gören ve itiraf eden Gorbaçov’dur. Nitekim Gorbaçov kendi siyasi hareketine başlarken şunları söylemiştir: “Enformasyon cağında, en pahalı ve en değerli aracın bilgi olduğunu en son anlayanlardan birisi olduğumuz için çöktük.”
Günümüzde hammaddeye, emeğe, zamana, mekana, sermayeye ve öteki girdilere olan gereksinim azaldığı için bilgi, hemen her şeyi ikame etmekte, gelişmiş ileri bir ekonominin en önemli kaynağı haline gelmekte ve süreç böyle işlediği için bilginin değeri giderek daha fazla artmaktadır.
Öyle ki, bir yandan yeni bilgi ağları yaratılırken, diğer yandan kavramlar birbirleriyle farklı biçimlerde ilişkilendirilmekte, yerel ve küresel düzeyde yeni hiyerarşiler oluşmakta, yeni varsayımlar, yeni diller, kod ve mantıklara dayalı yeni teoriler, hipotezler ve imajlar üretilmektedir. Daha da önemlisi, veriler daha çok yoldan birbirleriyle ilişkilendirilip bağlam içine oturtularak enformasyon haline getirilmekte, enformasyon kümeleri giderek daha büyük modeller oluşmakta ve süreç böyle işlediği için günümüzde gelişmiş ülkeler, dünyaya enformasyon, buluş, yönetim, kültür, ileri teknoloji, yazılım, eğitim, tıbbi bakım, finans ve bunlara dayalı hizmetler satıyorlar. Bu ülkeler, ekonomilerini tarıma, madene, ucuz emeğe, kitlesel üretime dayalı ülkeler üzerinde, bilgi yaratmanın, bu bilgiyi kullanmanın ve değerlendirmenin yeni yolları üstünde yükselen kendi egemenliklerini kuruyorlar. Gelişmiş bu ülke ekonomilerinin iş ve finans sektöründe gerçekleştirdikleri küreselleşme, yani paranın, sermayenin ve bilginin dünyayı hem çok hızlı ve hem de hiçbir engelle karşılaşmadan dolaşması, ulusların, uluslararası rekabete hazır ve dayanıklı olmayan ekonomilerin egemenliklerini korumalarını zorlaştırıyor.
Bilginin yapısındaki bu hızlı değişimi zamanında gördüğümüz, meslek kuruluşu olarak en önemli işlevimizin bilgileri verimli kılmak olduğunun ayırtında olduğumuz için, benim Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yaptığım süre içerisinde; bilgiye, bilgi-işleme, bilgi teknolojisine, bilgiye erişilmesine, bilginin dağıtılmasına, iletilmesine, işlenmesine, saklanmasına, denetlenmesine ve bilginin yeniden elde edilmesi demek olan bilişime özel önem verdik.
Bu bağlamda, Ankara ili ve ilçelerindeki tüm Adliye Binalarına plazma ekranları, kioskları konuşlandırdık, duruşma salonlarında avukatların önüne duruşma tutanaklarını takip edebilmeleri için duruşma monitörleri yerleştirdik.
Böylece başlayan bu süreç, kendi işlevi bağlamında akıllı bir kart olan ve Adliyelerin girişinden fotokopi çekimlerine kadar meslektaşlarımıza ve stajyerlerimize çeşitli kolaylıklar sağlayan “barokart” uygulamasıyla, benim Türkiye Barolar Birliği Başkanı olmamdan sonra bu kartların modernize edilmesiyle üretilen çok işlevli Avukatlık Kimlik Kartlarına dönüştürüldü.
Yine UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sistemine yaptığımız katkılarla, bu bağlamda Ankara Barosu üyesi meslektaşlarımızın UYAP Avukat Bilgi Sisteminden, yani sisteme güvenli bir şekilde bağlanarak ilgili oldukları dava ve icra dosyaları hakkında her turlu bilgiye ulaşmalarını sağlayan UYAP Sertifikalarının dağıtılmasıyla, sertifika sisteminin yerini elektronik imza sisteminin alması ve benim Türkiye Barolar Birliği Başkanı olmamdan sonra Türkiye Barolar Birliği bünyesinde elektronik imza üretimine geçilmesiyle devam eden bu süreci, UYAP’a entegre edilen UBAP’ın (Ulusal Baro Ağı Projesi) kurulması ve hizmete sokulması takip etmiştir.
Aynı şekilde benim başkanlıklarım döneminde, önce Ankara Barosu’nda, daha sonra Türkiye Barolar Birliği’nde internet üzerinden yayın yapan BARO RADYO ve BARO TV hizmetleri devreye konulmuştur.
Bilgi, bilişim, iletişim teknolojileri alanında yaptığımız diğer hizmetlere örnek olarak aşağıdaki hizmetleri verebiliriz;
- Türkiye Barolar Birliği hizmet binasının (-1) katında bulunan 250 m2 büyüklüğündeki bölüme, yüksek inşaat teknikleri kullanılarak 4 bölümden oluşan doğal felaketlere ve kötü şartlara dayanıklı olacak şekilde, gelişmiş soğutma ve elektrik sistemli, elektrik ve internet kesintisinden etkilenmeyecek sunucu odaları kurulması, daha sonra ISO 27001 sistem güvenliği sertifikası alınan bu bölümde, Türkiye Barolar Birliği bünyesinde kurulu olan sunucu sistemlerinin yeni gelişen teknoloji ve geliştirilen yazılımlara uygun olacak şekilde yerleştirilmesi, sunucu sistemlerinin kapasitesinin ülkemizdeki tüm avukatların kimlik kartları ile yapacakları işlemlere hızlı cevap verecek şekilde artırılması,
- 46 baromuza ücretsiz olarak, güvenliği sağlanmış, altyapısı hazır, baro personeli tarafından kullanılabilecek basitlikte, son derece işlevsel nitelikte WEB sayfası tasarımı yapılması,
- Avukatlara, Sodexo üyesi işyerlerinde ödeme yapabilme kolaylığı getirilmesi, buradan elde edilen gelirin %2.5’inin barolara verilmesinin sağlanması,
- 12.2012 tarihi itibariyle 6286 Hukuk Bürosuna/avukata, 21837 müvekkil ile 26823 dosyanınkayıtlı olduğu Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı içeren Sanal Ofis uygulamasının başlatılması, bu uygulamanın UBAP (Ulusal Baro Ağı Projesi) sistemine entegrasyonunu yapılması,
- Akıllı telefon uygulamalarının başlatılması,
- Elektronik pul uygulamasının UYAP ve UBAP ile entegrasyonunun sağlanması,
- On-Line Eğitim için gerekli olan Adobe Connect yazılım lisansının alınması, On-Line Eğitime geçişin alt yapısının kurulması,
- Barolarımız tarafından ücret ödenmek suretiyle kullanılan farklı CMK programlarına alternatif CMK otomasyon programı yazılımı yaptırılması ve bu programı ücretsiz olarak 47 baromuzun kullanımına sunulması,
- Barolarımız tarafından ücret ödenmek suretiyle kullanılan farklı Adli Yardım programlarına alternatif Adli Yardım otomasyon programı yazdırılması ve bu programın 43 baromuzun kullanımına ücretsiz olarak sunulması,
- Doküman Yönetimi Sistemiyle ilgili yaptırdığımız yazılımı barolarımızın hizmetine ücretsiz olarak sunulması,
- Elektronik ortamda alınan belgelerin bilgisayarlar bağlantılı optik okuyucu cihazlar ile kimliklendirilmesini, bu suretle belgelerin hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde yönetilmesini sağlayan Barkod Sistemli Doküman Yönetimi sisteminin Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların hizmetine sunulması,
- BaroMatik (Kiosk Bilgilendirme ve Sorgulama Sistemi), Sıramatik (BaroKart Uyumlu ve IP Tabanlı Sıra Sistemi), BaroKart POS (BaroKart Ödeme Noktası Terminali), BaroKart KGS (BaroKart Kartlı Geçiş Sistemi), TBB Mobil Uygulamaları,
- CMK Avukat Atama ve Takip Sistemi, Adli Yardım Avukat Atama ve Takip Sistemi kurulması ile bunların baroların ve avukatların hizmetine sunulması,
- MERNİS, SGK, Trafik gibi sorgulamaların, avukatlar tarafından önce ücret karşılığında, daha sonra ücretsiz olarak sorgulanmasının sağlanması,
- Anlaşmalı hastanelerde tedavi giderlerinin provizyon alınmak suretiyle Avukatlık Kimlik kartı üzerinden yapılmasının hizmete sunulması,
- Avukatlık Kimlik Kartları üzerinden avukatlara petrol ofisi istasyonlarında pompa fiyatı üzerinden yüzde 3 indirim yapılmasının, buradan elde edilen gelirin yüzde 1’inin barolarımıza dağıtılmasının sağlanması,
- UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılan ödemelerde, avukatlık kimlik kartının kullanılmasının, avukat kimlik sicil bilgilerinin ve resimlerinin paylaşılmasının sağlanması,
- Tüm barolarımıza VPN, yani sanal ağ kurulmak suretiyle, baroların gerek Türkiye Barolar Birliğiyle, gerekse kendi aralarında ücretsiz ve güvenli telefon görüşmeleri yapmalarının sağlanması,
- Avukatlara ….40.06 uzantılı kişisel web sayfası yapımı uygulamasının başlatılması,
- 444 22 76 numaralı çağrı merkezinin kurulması, bu merkezin UBAP sistemine entegrasyonunun gerçekleştirilmesi suretiyle, bu merkeze Türkiye’nin her yerinden alan kodu kullanılmaksızın ulaşılmasının gerçekleştirilmesi,
- Sanal ofis uygulamasını ücretsiz olarak avukatların hizmetine açılması ve bu sistemin UBAP yani Ulusal Baro Ağı Projesi sistemine entegrasyonunun sağlanması,
- Türkiye Barolar Birliğine ait tüm yayınların elektronik ortama aktarılmasının, web sayfasından bu yayınlardan yararlanılmasının, bu bağlamda eser adı, yazar adı, kategori ve kitap içeriğine göre aranabilen PDF formatının hizmete sunulmasının gerçekleştirilmesi,
- Avukatlık Kimlik kartı pos cihazlarıyla, Avukatlık Kimlik Kartı sunucuları arasında güvenlik yükleme ve harcama işlemlerini yapabilecek yazılımın geliştirilmesinin, 79 il barosuna pos terminali kurulumlarının tamamlanmasının, Avukat Kimlik Kartı sunucularının 16 ….42.54 server, 11 VL 580 server hizmeti vermesinin sağlanması,
- Avukatlık Kimlik Kartı turnike cihazlarıyla, bunların sunucuları arasında güvenli bağlantı kurulumunun, kart bilgilerinin teyidinin ve kullanıcı bilgilerine geçiş kontrolü yazılımının geliştirerek hizmete sunulması,
- Avukatlık Kimlik Kartlarını İçişleri Bakanlığı kimlik paylaşım sistemine entegre ederek Türkiye Barolar Birliği bünyesinde TC kimlik no ile kişi bilgisi ve adres bilgisi sorgulama ihtiyacı olan yazılımlara bilgi vermesi amacıyla web servisinin geliştirilmesinin, Avukatlık Kimlik bilgilerinin MERNİS bilgileriyle güncellenerek hastanelerden, sağlık yardımı almak üzere başvuruda bulunan avukatlara, başka bir araştırmaya gerek kalmadan hizmet alma imkânın sağlanması,
Peki! Bütün bunları yaparken bilginin, bilişimin değerinin ve işlevinin farkında olmanın dışında “Bizi motive eden neydi?” Bunun yanıtını Apple’ın kurucusu Steve Jobs veriyor; “Bence yaratıcı insanların çoğu, bizden önceki insanların çalışmalarından faydalanabildikleri için minnettar olduklarını ifade etmek isterler. Ben kullandığım dili ya da matematiği icat etmedim. Tükettiğim besinlerin çok azını üretiyorum, giysilerimin hiçbirini ben dikmiyorum. Yaptığım her şey türümüzün diğer üyelerinin yaptıklarına ve üzerinde durduğumuz omuzlara bağlı. Ve çoğumuz türümüze bir şeyler sunarak karşılık vermek ve akıntıya bir şeyler katmak istiyoruz. Mesele bildiğimiz yolla yeni bir şeyler ifade etmeye çalışmaktır. Çünkü Boby Dylan şarkıları besteleyemeyiz, Tom Stoppard piyesleri yazamayız. Sahip olduğumuz yetenekleri derin duygularımızı ifade etmekte, bizden önce insanlığa katkıda bulunmuş kişilere minnettarlığımızı göstermekte ve akıntıya bir şeyler katmakta kullanmak isteriz.” Bizi motive eden buydu.
Evet! Sahip olduğumuz yetenekleri derin duygularımızı ifade etmek, bizden önce insanlığa, ülkemize, mesleğimize, meslektaşlarımıza, barolarımıza, Birliğimize hizmet etmiş kişilere minnettarlığımızı göstermek ve akıntıya bir şeyler katmak amacıyla yaptık, çok şey yaptık, çok şey yazdık, çok şey söyledik. Bizi izleyenler, yaptıklarımızı, yazdıklarımızı, söylediklerimizi masum görenler, masum okuyanlar, masum dinleyenler bunun böyle olduğunun tanığıdırlar.
